Avucundaki Müzik
Mine Kar Özbek
Kitap Künyesi:
| ISBN No: | 978-625-92655-2-0 |
| Barkod No: | 9786259265520 |
| Sayfa Sayısı: | 127 |
| Kapak Bilgisi: | Karton Kapak |
| Ebat: | 13,5 x 19,5 cm |
| Yayın Tarihi: | Ocak 2026 |
| Kategori: | Çocuk Romanı |
| Baskı Sayısı: | 1. Baskı |
| Orijinal Dil: | Türkçe |
Bir zamanların ünlü gitaristi Bay Kano, geçirdiği talihsiz bir kaza sonucu gözlerini kaybeder. Gözleriyle birlikte içindeki ışığı da yitiren Kano, ailesiyle küçük bir evde sessiz bir hayata çekilir. Ancak o evin içinde, umut yeniden filizlenmek üzeredir.
Güçlü bir kadın olan Bayan Zero, ailesini ayakta tutmak için her işe koşarken, en küçük kızları Mino babasının acısını kendi kalbinde hisseder. Fakat bir gün, Büyükanne Pero’nun fark ettiği küçük bir ayrıntı, her şeyi değiştirecektir. Mino’nun müzikteki yeteneği.
Müzikle birlikte Mino’nun iç dünyası aydınlanır, babasının kalbine yeniden yaşam sevinci dolmaya başlar. Leto ve Tutu’yla kurdukları grup, sadece melodiler üretmez; bir aileyi, bir inancı ve bir mucizeyi yeniden kurar.
“Hello” adıyla yükselen bu üç gencin hikâyesi, sevginin, müziğin ve umudun en saf halini anlatıyor.
Kimi zaman bir nota, gözlerin göremediğini kalplerin hissetmesini sağlar….
Diğer Kitaplar
Diğer
Yoklar Meclisi
Sekiz bölümden oluşan bu gerçekçi antoloji, görünmeyenlerin, unutulanların, yok sayılanların sesini duyuruyor. Her öykü, aynı zaman diliminde geçen olaylarla birbirine dokunan, ortak mekân ve karakterlerle örülmüş bir bütünün bağımsız birer parçası.
CESUR
Polis memuru Cesur, ailesini öldürmekle suçlanır ve hafızasını yitirmiş halde hastaneye yatırılır.
Zincirlenmiş bilekleriyle başlayan bu kâbus, gizemli Arat’ın ona yardım eli uzatmasıyla derinleşir. Ancak Arat’ın yardımı, Cesur’u kendi geçmişiyle, dostluklarıyla ve inançlarıyla yüzleşeceği tehlikeli bir yolculuğa sürükler.
İM
En çok söyleyemediklerim anlattı beni.
“Bir insanın iç sesi ne kadar sessiz olabilir?”
İm; bir apartmanda, bir sokakta, bir odada değil en çok kendi içinde yaşayan bir karakter. Renklerin, sessizliklerin ve küçük anların içinden geçerek büyüyen bir iç yolculuk bu. Her duvar bir yankı, her kelime bir iz. Kimi zaman çocukluğa, kimi zaman bugünün yorgunluğuna dokunuyor.

