Tavşan Peter’ın Masalı
Cesur, meraklı ve biraz da yaramaz
bir tavşanın unutulmaz macerası!
Cesur, meraklı ve biraz da yaramaz
bir tavşanın unutulmaz macerası!
Bir zamanların ünlü gitaristi Bay Kano, geçirdiği talihsiz bir kaza sonucu gözlerini kaybeder. Gözleriyle birlikte içindeki ışığı da yitiren Kano, ailesiyle küçük bir evde sessiz bir hayata çekilir. Ancak o evin içinde, umut yeniden filizlenmek üzeredir.
Sekiz bölümden oluşan bu gerçekçi antoloji, görünmeyenlerin, unutulanların, yok sayılanların sesini duyuruyor. Her öykü, aynı zaman diliminde geçen olaylarla birbirine dokunan, ortak mekân ve karakterlerle örülmüş bir bütünün bağımsız birer parçası.
Polis memuru Cesur, ailesini öldürmekle suçlanır ve hafızasını yitirmiş halde hastaneye yatırılır.
Zincirlenmiş bilekleriyle başlayan bu kâbus, gizemli Arat’ın ona yardım eli uzatmasıyla derinleşir. Ancak Arat’ın yardımı, Cesur’u kendi geçmişiyle, dostluklarıyla ve inançlarıyla yüzleşeceği tehlikeli bir yolculuğa sürükler.
En çok söyleyemediklerim anlattı beni.
“Bir insanın iç sesi ne kadar sessiz olabilir?”
İm; bir apartmanda, bir sokakta, bir odada değil en çok kendi içinde yaşayan bir karakter. Renklerin, sessizliklerin ve küçük anların içinden geçerek büyüyen bir iç yolculuk bu. Her duvar bir yankı, her kelime bir iz. Kimi zaman çocukluğa, kimi zaman bugünün yorgunluğuna dokunuyor.